Sosyal Siyaset Üzerine Yazılar...
Bundan iki hafta önce Diyanetin Cuma günleri camilerde okunması için dağıttığı hutbelerden biri geçti elime. Dikkatimi çeken bir konu olduğu için paylaşmak istedim sizlerle. İşçi ve işveren ilişkileri, Hadisler ve Kuran-ı kerim den alıntılarla işlenmiş. Diyanet’in, ekonomik krizin hâkim olduğu ve işçi işveren ilişkilerinin bunun etkisiyle kötüleştiği bu günlerde nokta atışı yaptığı kanaatindeyim.
Bu hutbeyle çok şey öğrendim ve işverenlere kanunlarla yaptıramadıklarımızı belki vicdan muhasebesiyle yaptırabileceğimiz kanısına vardım.
Öncelikle İslam dininin bu ilişkiye ne kadar objektif baktığını görmek mutlu etti beni. Onu da hutbeden yaptığım alıntılarla göstermek istiyorum. (Çalışma hayatını düzenleyen hak, adalet ve sorumluluk bilincinin iki muhatabı vardır ki bunlar işçi ve işverendir. İşçi olmadan işverenin, işveren olmadan da işçinin varlığı düşünülemez. İki kesim arasında karşılıklı sevgi ve saygı anlayışı esastır.)Bu cümlede bu ilişkinin saygı ve sevgi esasına dayandığı söylenmiş. Çıkış noktası sevgi ve saygı olan bu ilişkinin günümüzde geldiği nokta düşündürüyor açıkçası. Sevgi ve saygının sonu İş Mahkemeleri ve miting alanları oldu maalesef.
Bir diğer nokta işverenin sorumlukları ve devletin hakemlik görevi. (Mü’min bir işveren, işyerini sağlık şartlarına uygun, her türlü tehlikelere karşı tedbirini alarak güvenli bir iş sahası olarak hazırlamalıdır.)Günümüzde ise işverenin işçiye hazırladığı ortam gözler önünde.Tuzla tersanesinin durumu bu cümleye en güzel örneklerden bir tanesi. Göz göre göre iş kazaları(işçi katliamları!!) aldı başını gidiyor.kanunların yetersizliği mi? yoksa devletin göz ardı mı? Diyelim anlam vermek mümkün değil.
(İşveren sigortasız işçi çalıştırmanın veya çalışanların sigorta primlerini eksik ya da hiç yatırmamanın bir kul hakkı ihlali olduğunu unutmamalıdır.)Gözlerden kaçmaması gereken ayrıntılardan bir tanesi. İşçinin hakkının verilmemesi. İşçinin hakkı olanının alabilmek için mahkeme mahkeme dolaştırılması. Unutulmamalıdır ki Allahın ahrette tek affetmeyeceği günah kul hakkıdır. Her şeyi affeden Allah kul hakkında o kadar iyimser olamayacağını Kuran-ı Kerimde belirtmiş.
Ve hutbe Hadisi Şerifle bitirilmiş. (Helalinden çalışarak yorgun bir vaziyette yatağa giren insanın günahları affedilecektir)İslam dininde çalışmanın da bir ibadet olduğunun ispatıdır bu. Bu hadisin anlamlarını çoğaltabilir aslında. Çalışmanın da bir ibadet olduğu bu dinde ibadetin de düzgün yapılması zorunluluğu vardır. O yüzden işçilerimizde işlerini düzgün yapmalı ve işlerine özen göstermeli. Nitekim 17 Ağustos 1999 Marmara depreminde 20 bin kişiyi kaybetmemiz bunun en acı bir örneğidir. Projeye uyulmadan, kalitesiz bir malzemeyle yapılan işin bedeli, telafisi mümkün olmayan acılarla ödenmektedir. Son olarak diyanet bu hutbesiyle işçi işveren ilişkilerini dini boyutuyla güzel bir mesaj verdiğinin düşüncesindeyim. Bunu da sorumluluk duygusuyla bizlerle paylaşan diyanet yetkililerine teşekkürü bir borç bilirim.
mustafa gümüş© Mustafa GÜMÜŞdesigned by DT
06 Mart 2009
Sn.Mustafa Bey,
öncelikle kriz söylemlerinin kolgezdiği şu günlerde İşçi-işveren ilişkilerine farklı boyuttan incelemeni tebrik ederim.Böyle hassas bi konuda diyanetin bu hutbesinide yerinde buluyorum.Yazılarının devamını diler Başarılar dilerim.............